Baran’s World

Just another WordPress.com weblog

We Interrupt This Broadcast Şubat 23, 2008

Filed under: Genel — baranakkush @ 10:01 am
Tags: ,

 

1570715351

 

 

Yayınımıza önemli bir haberi bildirmek için ara veriyoruz. Öyle mi diyorlar radyoda?

Dünya tarihini değiştiren olayları radyo yayınlarıyla dinliyoruz. Daha doğrusu, bu önemli olayları

radyolar nasıl sunmuşlar, aktarmışlar, radyolarda hangi önemli adamlar hangi konuşmaları yapmış, onlar var

bu CD’de. Ben de buldum işte bir yerden.

 

Çok ilgi çekici. Normalde umursamam bu tip şeyleri ama baktım da pür dikkat dinliyorum.

Geçmişin müzikleri bir şekilde bağlı, alakalı olsa da şu ana, haberler daha çok "geçmiş" gibi geliyor.

Daha çok Amerikanın ilgisini çeken olaylar var tabii.

 

Amazon Sayfası

 

Download : We Interrupt This Broadcast

                   Part 1

                   Part 2

 

Allahım sen aklıma mukayyet ol! Şubat 11, 2008

Filed under: Genel — baranakkush @ 11:32 pm
Tags: ,

Boing Boing’den.

Gece rüyama girecek bu benim. O kadar anlamsız ki, ne diyeceğimi bilemiyorum.

 

Tiinker ve Alertle Şubat 10, 2008

Filed under: Genel — baranakkush @ 9:05 pm
Tags: ,

 

Biraz amacından uzaklaşsa da blog, bu iki siteden bahsetmeden geçemeyeceğim. İkisini de readwriteweb‘den buldum

Tinker

FireShot capture #1 - 'tiinker __ My articles' - www_tiinker_com

Tinker sizin ne okuduğunuzu öğrenerek şekil alan bir haber sayfası. Tam bir giriş sayfası değil Netvibes, iGoogle gibi ya da bir RSS Reader da değil. Kendi ilgi alanlarınıza göre şekillenen bir gazete diyebiliriz. Haberlere değerlendirme yaptıkça (baş parmak yukarı – baş parmak aşağı) daha da belirlenip, özellişiyo tinker sayfanız. Çabucak göz atmak için haberlere çok hoş, ama tam bir rss reader ya da giriş sayfası olabilir mi bilmiyorum. Çok akıllı olması gerekiyor, hep bir şeyler kaçırıyor hissine kapılabilir insan, eğer kritik bir önemi varsa bu işin. Ayrıca scrapbook gibi bir özelliği de var, gazete sayfalarını kesip biriktirmenin yerini tutar mı bilmiyorum ama (o tip bi alışkanlığın ne işe yaradığını da anlayabilen bir insan da değilim gerçi) oldukça kullanışlı bir özellik.

Alertle

FireShot capture #2 - 'alertle' - www_alertle_com

Alertle ise tam bir RSS reader, ama diğerlerinden farkı olabildiğince basitleşmiş olması. Herşey açık ve ortada. Siteler yukarıda, haberler aşağıda, artık RSS nedir anlaşılmayacak bir şey yok. Kendi feedlerinizi de ekleyebiliyorsunuz.

 

Pekii, tüm bunların müzikle bir alakası olabilir mi? Müzik haberlerini buralardan takip edebilirisiniz. Denemedim ama, eğer sürekli metal müzikle ilgili haberleri takip edersem tiinkerda, köküne kadar sahici bir metalci giriş sayfası elde ederim sanırım.

 

Felaket Şubat 7, 2008

Filed under: Genel — baranakkush @ 7:04 pm
Tags:

Western Digital External Harddiskimin gittikçe bozulmasından dolayı (bir çok yol denedim, sorun "içindeki" harddiskte, yani kutuda değil, ve işte bu yüzden felaket) artık harddiskimi ölü ilan edebilirim: Ölüm zamanı 21:00 7 şubat 2008.

 

250 gb olmuştu arşivim ve yıllar sürmüştü biriktirmem. Müzik zevkimle birlikte o da gelişti, büyüdü ya da gelişmedi, bilmiyorum. Ama gitti gibi gözüküyor. Mutsuzum tabii ki ama o kadar da değil. MediaMonkey’i kullanarak listesini almıştım albümlerin ve aslında, aralarında kolay bulunamayacaklar olsa da (onları da dinliyor muydum, o çok gizli saklı albümleri? büyük çoğunlukla hayır) arşivimi tekrar toparlamam çok kolay bir iş. Daha doğrusu artık bu albümleri hardwarelerin içinde tutmak pek de gerekli değil. Hepsi ve daha fazlası internette var.

 

Yine de mutsuzum, hafifte olsa bir umudum var, ama beslemeyeceğim bu umudu. İleriye bakmam lazım, yeni müzikleri, yeni keşiflere.

 

Longman-Metro İngilize-Türkçe-İngilizce Sözlükte Kaybettiğim Bir Sayfa Şubat 2, 2008

Filed under: Genel — baranakkush @ 11:37 pm
Tags:

Küçük bir düzeltme, bir kelime yanlış yazılmış, babam da orayı düzeltmiş mavi bir tükenmez kalemle. İki küçücük harf. Sayfayı kaybettim, kelimeyi de hatırlamıyorum. Bir daha ne zaman karşıma çıkacak 1800 sayfalık sözlükte.

 

Bıraktığımız izler bu dünyada, büyük olunca o kadar, ister istemez dışında kalıyorsun o izlerin. Ama bu kadar kişisel ve sessiz, olağan hatta sıkıcı bir şeyle karşı karşıya kalınca, tam da o ana, babamın elinin orayı işaretlediği, masanın üzerine dikkatle eğildiği ana götürüyor beni.

 

Geçmiş o kadar küçük ayrıntılarda yüklü ki aslında. Büyük olaylar, jestler, hep kişiselleşiyor, tek taraflı hale geliyor. Biz yaratıyoruz onları. Ama bu kadar mikroskobik kalıntılar, olabildiğince kişilikten uzak, herkese ait olabilecek, ama "o"na ait olan, sırf onu bu ayrıntıyla tanımlamadığın için sana daha canlı ve "gerçek" gelen.

 

Bulabilecek miyim o sayfayı tekrar acaba?

 

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.