Baran’s World

Just another WordPress.com weblog

Beni Ağlatan Şarkılar (Episode1) – Cyndi Lauper / Girls Just Want to Have Fun Temmuz 28, 2007

Filed under: Genel — baranakkush @ 8:36 pm
Tags: , ,

Evet, bu şarkıda ağlıyorum.

Hiç ağlanacak bir şarkı olarak görmediğinize eminim bu parçayı. Sonuçta daha isminde eğlence diyor kadın, nerde ne buldum da ağladım değil mi? Ama biraz durup, iyice nüfuz edince şarkıya (misal beşyüzbin defa dinleyince) işin hiç te öyle olmadığını göreceksiniz eminim. Ama yanlış anlaşılmasın, şarkıya ağlak bir şarkı demiyorum, mutlu, neşeli bir parça elbette ama beni ağlatıyor işte. Neden?

Öncelikle, Cyndi Lauper’ın vokalleri hiç te neşeli değil. Melodi neşeli bir melodi evet ama söyleyişi, sesi, o tiz çığlığı tamamen hüzünle dolu. Özellikle parçanın sonlarına doğru “When the workin…when the workin day” derken dikkat edin, resmen ağlayacak gibi oluyor (ben de). Yani, demek istediğim, şarkının beni ilk defa ağlatan yönü, Cyndi’nin vokalleri oldu -ki bu kadar güzel, içten ve inandırıcı olabilir ancak bir insanın ağzından çıkan sesler (bu şarkıdan sonra albümü de indirdim, hiçte “tek liste-başı harikası” olmadığını göreceksiniz siz de dinlerseniz). Cyndi neredeyse bütün şarkıyı o yüksek notada, ya da oraya kayarak söylüyor. Kelimelere vurduğu aksan, inişler ve ardından hemen gelen çıkışlar, hepsi aynı çığlık çığlığa hüznün ifadeleri. Ama bu hüzün, ne kadar bir ergenlik dönemi hüznüne benzese de, kesinlikle salya sümük yapışkan bir hüzün değil -kabullenilmiş, içselleştirilmiş, mutluluğun yanında hakettiği yere oturtulmuş, ağırbaşlılıkla kucaklanmış. İşçi-orta sınıfına ait, yüksek hedeflere varmaya ne umudu olan ne de bunu umursayan, kendi yağında kavrulmayı tercih eden “kızların” hüznü bu, ama aslında kızlar demesi hikaye, kim eğlenmek istemiyor ki iş gününün sonunda? Tüm istediğimiz bu işte, biraz eğlence. Büyük entellektüel zorlamalar olmadan, eleştiriye maruz kalmaktan, garipsenmekten (o kıyafetler oldukça radikaldi seksenler için, Madonna da iyi ekmek yedi Cyndi’nin moda anlayışından) korkmadan, sadece eğlenmek. Buna duyulan içten özlem, o rahatlığın, boşvermişliğin sadeliğine ve sevincine kavuşmak için haykıran yorgun insanların hüznü bu. Çok mu abartıyorum? Ağlıyorum diyorum ya, daha ne olsun?

Sonra diyor ki “Çocuğun biri güzel bir kızı alır / ve onu dünyanın geri kalanından saklar / Ben güneşin altında yürüyecek olan olmak istiyorum” Şimdi bunun neresi neşeli? Bu dizelerin ardında erkeklerin kısıtlamaları (ve kadınların da elbette, ısrarla iki yönlü okunması gerektiğini düşnüyorum “kızlar”ın), bencillikleri, suistimalleri saklı değil mi? Ve bütün bunlardan sıyrılıp hayat veren güneşin altında yürümek isteği.

Aslında beni ağlatan belki tüm bu hüzün değil şarkıda gördüğüm, belki Cyndi’nin bütün bunlara karşın coşku ve umutlu çınlayan sesi. “Yorgun olsam da, erkekler bana baskı yapsa da, ailem beni onaylamasa da, yine de eğlenmek istiyorum sadece, başka kime ne zararım var ki?” der gibi. Ve bunu söylerken ezilmiyor tüm bunların karşısında. Cesaretli, neşeli ve hüznünü olgunlukla kabul ediyor. Bu sessiz güç hayat karşısında ki ve hayatın tüm olumsuzluklarına karşı bu kadar “neşeli” bir şarkı yapabilmesinde ki kahramanlık belki de beni ağlatan. Şarkı coşkulu, sizi ağlatmasa da, bunu kabul edersiniz eminim. Bu coşku bana dokunuyor belki de, ya da hepsi birden.

İşte böyle. Bu şarkıda ağlıyorum ve bunda utanılacak bir şey yok.

 

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.